Karaylar; Hazar İmparatorluğu'nun Mirasçıları

Belgeselin ilk iki bölümünde kökleri, Hazar İmparatorluğu'na kadar dayanan
Musevi dinindeki  Karay Türkleri ele alınıyor.

Karay veya bu kelimenin çoğulu olan Karaim diye adlandırılan bu dini cemaat dünyada 50 bin kişiden oluşuyor. Ancak hepsi Türk değil. Bugün dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış 2 bin kadar Türk soyundan gelen Karaim bulunuyor. Bunlar da ağırlıklı olarak Kırım'da, Ukrayna'da, Polonya'da, Litvanya'da, Rusya'nın çeşitli yerlerinde ve az sayıda Avrupa ülkelerinde, ABD'de ve hatta Avustralya'da yaşıyor.

Türkiye'de yaşayan Karaylar ise Fatih Sultan Mehmet döneminde Anadolu'nun çeşitli bölgelerinden getirilip İstanbul'un Karaköy semtine yerleştirilmiş. Karaköy ismini,  burada  yoğun olarak  yaşayan Karaylar'dan almış.

Karayların gün geçtikçe azaldığını kaydeden programın yapımcı ve yönetmeni Neşe Sarısoy Karatay, İstanbul'da yaşayanların tükenmek üzere olduğuna dikkat çekiyor:

"Türkiye'dekiler çok ilginç. En küçüğü, yani anne ve babadan Karay olanı 45 yaşında. O da Türkiyeli bir Yahudiyle evlenmiş ve bundan sonra ne olacağını bilmiyor. Kimileri Müslümanla evleniyor, kimileri Yahudiyle. Çözülme başlamış, çünkü sadece 50 kişi kalmışlar.”

Günümüzde Litvanya ve Kırım'da yaşayan Karay Türkleri'nin büyük bir bölümü çeşitli nedenlerle ana dilini konuşamıyor. Ancak Karaylar geçmişte, nine ve dedelerinin Türkçe konuştuğunu ve kendilerinin Hazar Türk kültürüne ait olduğunun bilincindeler.

Jozifas Firkovicius(Litvanyalı Karay- Hazan (Din adamı) : "Biz Litvanya Karaylarıyız. Litvanya Karayları, Kırım'dan esenlikle gelmişler. Bizim atalarımız Hazarlar ve Kıpçaklardır. Karayca konuşuyoruz. Dilimiz Türk dilidir.”

Anna Akbike (Polonyalı Karay-Türkolog):  "Küçük halkımız ihtisaslı Türkolog diyebiliriz. En sevdiğimiz meslek Türkolog olmak. Sanırım 19 yy'ın sonlarına doğru dini kimlik daha geri plana alınarak daha çok vurgu etnik kimliği daha ön plana çıktı. Ve o zamanlar Türklere, Türklüğe daha çok büyük ilgi duymaya başlandı.”

Karayların bağlandığı inanç da Yahudilerinkinden farklı.Temel olarak "On Emir” i esas alıyorlar ve Tevrat'a sonradan eklenen Talmud'u reddediyorlar. Ayrıca Hz. İsa ve Hz. Muhammed'i peygamber olarak kabul ediyorlar. Müslümanların ibadetlerine benzeyen dini ritüelleri var. İbadethaneleri “Kinesa” ya girerken ayakkabılarını çıkarıyorlar, ellerini yüzlerini yıkıyorlar, ellerini açarak dua ediyorlar ve yüz sıvazlıyorlar.

Kırım'da bulunan "Baltatiymez" mezarlığın da eski Türk dini Şamanizme benzeyen unsurlar bulunuyor.

Vladimir Örmeli (Ukrayna Karayları Başkanı): "Baltatiymez Türkçe'ye çevrildiğinde balta değmemiş anlamına gelmektedir. Mezarlıkta kayın ağaçları bulunmaktadır ve bu ağaçlara dua etmekteyiz. Her bir soyun kutsal kayın ağacı vardır. Mesela bizim soyumuzun kayın ağacımız var. Biz oraya gidip dua ediyoruz. Bu ağaçlar kutsal olduğu için dalları koparmak bile yasaktı. Ağaçların dipleri dairelenmiştir ve bu daireler güneş anlamına gelmektedir. Taşların üzerindeki baskılar solar yazısıyla yazılmıştır ve bütün Türk halklarına aittir bu baskılar. Bildiğiniz gibi Evliya Çelebi bu mezarlık hakkında bir çok yazı yazmıştır.”

Karayların gündelik yaşantılarının yanı sıra yemek adetleri de Türklerle benzerlik taşımaktadır.Kıbın ve Köbete Karayların ulusal yemeği.

Karay Türkleri, yüzyıllar boyunca Yahudilerle birlikte yaşamış olsalar da, birbirleri arasında evlilik yapmamışlar. Kendi kültürel özelliklerini ve dini inançlarını saklamayı başaran bu Türk topluluğu ne yazık ki dünya coğrafyasında yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.

1. Bölüm: Karaylar

2. Bölüm: Karaylar